Yeneroğlu: Avukatlık Kanunu’ndaki değişiklik, Türkiye’yi daha fazla kutuplaştıracak, hukuk devletine ciddi zarar verecek

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Adalet Komisyonunda kabule edilerek TBMM’ye sevk edilen Avukatlık Kanunu’nda değişiklik öngören yasa tasarısını eleştirerek Türkiye’yi daha fazla kutuplaştıracağını savundu.

Mustafa YeneroğluAdalet Komisyonu’nda görüşülen, AKP ve MHP’nin oylarıyla bu sabah kabul edilen “çoklu baro” teklifiyle ilgili Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı ve Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, yaptığı basın açıklamasında teklife tepki gösterdi. Yeneroğlu, komisyonda kabul edilen teklifin, yargının bağımsız ve tarafsızlığının bir unsuru olan avukatlık mesleğine zarar verebilecek nitelikte olduğuna dikkat çekerek, “Ne yazık ki teklifte, Avukatlık Kanunu’na dair pek çok değişiklik öngörülürken; avukatların yıllardır dile getirdikleri sorunlar ve ihtiyaç duydukları düzenlemeler görmezden gelinmiştir. Diğer taraftan yargısal faaliyet üzerindeki siyasi etkiyi arttıracak uygulamalar ise kanun teklifinde kendine yer bulmuştur” ifadelerini kullandı.

AVUKATLIK MESLEĞİ DERİNDEN YARA ALMASINA SEBEP OLACAK”

Yeneroğlu’nun açıklaması şöyle: “AK Parti ve MHP grupları tarafından TBMM’ye sunulan ve komisyonda görüşülerek kabul edilen Avukatlık Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, bağımsız ve tarafsız yargının vazgeçilmez unsuru olan avukatlık mesleğinin derinden yara almasına sebep olacak niteliktedir. Ne yazık ki teklifte, Avukatlık Kanunu’na dair pek çok değişiklik öngörülürken; avukatların yıllardır dile getirdikleri sorunlar ve ihtiyaç duydukları düzenlemeler görmezden gelinmiştir. Diğer taraftan  yargısal faaliyet üzerindeki siyasi etkiyi arttıracak uygulamalar ise kanun teklifinde kendine yer bulmuştur.”

“HÂKİM VE SAVCILAR YARGILAMA SÜREÇLERİNDE SİYASİ FARKLILIKLARIN ETKİSİNDE KALACAKLAR”

“Söz konusu kanun teklifinde; 1.  Avukat sayısı fazla olan İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde birden fazla baronun oluşturulabilecek olması ve 2. Türkiye Barolar Birliği’nin delege yapısının, üye avukat sayısı fazla olan barolar aleyhine değiştirilerek TBB’deki etkinliklerinin azaltılması en dikkat çekici hususlardandır. Yargının bağımsızlığı, adil yargılanma ve savunma hakkının güvencesi olan avukatlar ve onların meslek örgütü olan barolar, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurudur. Söz konusu kanun değişikliği teklifi ile avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde 2 bin avukatın bir araya gelerek farklı bir baro oluşturmasına imkân tanınmaktadır. Getirilmek istenen bu çoklu baro uygulaması avukatların siyasi görüşlerine göre kutuplaşmalarına sebebiyet verecek ve gerek vatandaşlar bir avukatla anlaşmak istediklerinde gerekse hâkim ve savcılar yargılama süreçlerinde bu bariz siyasi farklılıkların etkisinde kalacaklardır. Sonuç olarak halihazırda pek çok yapısal sorun ve siyasi iktidarın baskıları sebebiyle yürümez hale gelen yargı sistemi bir darbe daha alacak ve Türkiye’nin hukuk devleti iddiası bir kez daha yaralanacaktır.”

İLGİLİ HABER  Babacan: Çete tipi faaliyetlerden temizlenme kararlılığımız güncelliğini koruyor

“AVUKATLARIN ŞİDDETE MARUZ BIRAKILMASI KABUL EDİLEMEZ”

“Teklifte öngörülen bir diğer temel değişiklik ise Barolar Birliği’nin seçim usulleri ve delege yapısına ilişkindir. Getirilmek istenen değişikliklerle birlikte avukatların Barolar Birliği’nde adil bir şekilde temsil edilmeleri imkansızlaştırılmaktadır. On binlerce üyesi bulunan İstanbul, Ankara ve İzmir gibi baroların Barolar Birliği’ndeki delege sayısının sadece birkaç yüz üyesi bulunan barolar ile yaklaştırılmaya çalışılması hiç şüphe yok ki temsilde adalet ilkesine ve demokrasiye büyük zarar verecektir. Öte yandan, doğrudan kendi meslekleriyle ilgili yapılmak istenen yasa değişikliğine dair avukatların görüşlerinin alınmamasının, düşüncelerini ifade etmek adına giriştikleri eylemlerin engellenmesinin ve maalesef avukatların şiddete maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etmek isteriz.”

“TEKLİF GERİ ÇEKİLMELİ”

“Bu minvalde DEVA Partisi olarak; Söz konusu düzenlemenin bir an önce TBMM Genel Kurul’undan geri çekilmesinin, Baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin demokratik ve adil bir yapılanmaya kavuşturulması adına yeniden bir çalışma başlatılmasının, Yapılacak değişikliklerin, baroların ve sivil toplum örgütlerinin görüşünün de alındığı, kamuoyunda şeffaf bir tartışmanın yürütüldüğü demokratik bir sürecin ardından tekrar TBMM gündemine getirilmesinin, Baroların yönetim kurullarının nispi temsil sistemine göre belirlenmesi yani her ilde baro başkanlığı seçimine katılan grupların aldığı oy oranında baro yönetiminde temsil edilmesi gerekliliğinin, Türkiye Barolar Birliği’nin ise baroların üye avukat sayısının dikkate alındığı adil bir delege sistemiyle yeniden yapılandırılmasının önemini kamuoyunun dikkatine arz ederiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir