“Türkiye’nin döviz ihtiyacı acilen karşılanmalı, daha kötü günler gelir”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan,  Türkiye’nin döviz ihtiyacının acilen karşılanması gerektiğini belirterek, “Aksi halde Türk lirası daha da değer kaybetmesi mukadderdir. Bugünler iyi günler, Allah korusun çok daha kötü günler gelir. Bir an önce güven, istikrar ve acil döviz ihtiyacının karşılanması lazım. Bunu yaparken de makul, rasyonel politika izlenmesi gerekir.”dedi.

Babacan, Habertürk Televizyonu’ndan Kübra Par’ın programında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan çıkabilmesi 3 yıllık orta vadeli bir programa ihtiyaç olduğunu, acilen döviz ihtiyacının özel kaynaklar ve piyasadan sağlanması gerektiğini ifade etti.

Babacan, şunları söyledi:

“Merkez Bankası bir inat uğruna 100 milyar doların eritti. Orta vadeli 3 yıllık bir program yapılması gerekir. Merkez Bankası’nın bağımsız, enflasyon ve fiyat istikrarını önceleyen yapıda olması lazım. Hükümetin direktifleriyle iş yapan bir Merkez Bankası var.

Türkiye’nin acil döviz ihtiyacı var. Bu döviz ihtiyacını acilen karşılanması lazım. Aksi halde Merkez Bankası şu anda Türk lirası basıyor. Bu paranın karşılığında döviz olmadığı içinde Türk Lirası’nın değeri düşüyor.
babacan
IMF’DEN GELECEK 9-10 MİLYARLAR EKONOMİ DÜZELMEZ
IMF’in şu anda dünya ekonomik sistemini kurtaracak bir kaynağı yok. Türkiye acil ihtiyacı için 9-10 milyar alabilir. Bir yılda 100 milyar yakan bir Türkiye var. IMF’den gelecek 9-10 milyar ile ekonominin düzelmesi söz konusu değil. Türkiye’nin bu dövizi özel ve piyasa kaynaklarından sağlaması lazım. Bunu sağlaması içinde önce güven ve itibar lazım. Güvenini, itibarini kaybetmiş ülkeye kim hangi dövizi verecek. Döviz ihtiyacı hızlı şekilde karşılanması lazım. Aksi halde Türk lirası daha da değer kaybetmesi mukadderdir. Bugünler iyi günler, Allah korusun çok daha kötü günler gelir. Bir an önce güven, istikrar ve acil döviz ihtiyacının karşılanması lazım. Bunu yaparken de makul, rasyonel politika izlenmesi gerekir.
MERKEZ BANKASI ŞEFFAF OLMALI
En önemli konu şeffaflık. Merkez Bankası dövize müdahale etmiyor gözüküyor, arkasından kamu bankaları kullanılıyor. Üstelik kamu bankalarının 2002 krizinde batmalarına sebep olan açık pozisyon yapmak teşvik ediliyor. Örtülü bir şekilde kamu bankaları üzerinden dövize müdahale var. Bunun örtülü ve şeffaf olmayan yollarla yapılması büyük bir hata. Bu piyasanın güvenini sarsan ve krizin daha derinleşmesine sürükleyen politika.
İDEALLERİMİZ İÇİN SİYASET YAPIYORUZ
Babacan, iktidarın varlığını düşman üreterek sürdürebildiğini belirterek, “Çözüm üretemeyenler dışarıda düşman arıyor”dedi. Halkın demokrasi istediğini ifade eden Babacan, ““Bu ülkenin insanı gerçek anlamda demokrasi istiyor, temel haklarını ve özgürlüklerini doyasıya yaşamak istiyor. İçi boş laflarla kimsenin karnı doymuyor. Polemiklerle kimse iş bulmuyor.” diye konuştu. Babacan, siyaseti idealleri için yaptıklarını belirterek, “Özgürlükler, demokrasi, insan hakları bizim için hayat idealleri. Konjonktürel tercihler değil. Bugün ulusalcılık, sert söylemler, düşman üretmek prim yapıyor diye biz bunu yapamayız.”dedi. 
KORONAVİRÜSLE EKONOMİDEKİ SORUNLAR KATLANARAK ARTTI
Koronavirüs salgını öncesinde Türkiye ekonomisinin buhrandaydı. Koronavirüs ile sorunlar katlanarak arttı. Kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin altına düştü. Ekonomi pik yapıyor diye açıklama yapıyorlar, akıllara durgunluk verecek bir olay bu.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir