HDP’den yasa teklifi: Kadınlar istedikleri soyadını ve kütüğü seçebilsin

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, ‘ayrımcılık kalkmalı’ diyerek evlendikten sonra eşlerin istedikleri soyadını ve kütüğü seçebilmelerinin önünü açan bir kanun teklifi verdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, evlilikten sonra hem kadınların hem de erkeklerin isteğe bağlı olarak birbirlerinin nüfusuna geçebilmesi ya da yaşamlarını sürdürdükleri herhangi bir şehirde yeni bir nüfus açmaları amacıyla kanun teklifi verdi.

Gergerlioğlu, “Türk Medeni Kanunu Ve Nüfus Hizmetleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” adıyla verdiği kanun teklifinde, kadınların kendi soyadlarını evlendikten sonra ya değiştirmek zorunda kaldıkları ya da evlendikleri kişinin soyadı ile birlikte kullanmak zorunda kaldığına yer verildi. Teklifte, “Eğer sadece soyadlarını kullanmak isterlerse aile mahkemelerine dava açarak kendi kişilik hakları olan soyadlarını tek başına kullanmak için mücadele etmeleri gerekmektedir” denildi.

Kadının ya babasının evinde ya da eşinin evinde kendini bulmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunun belirtildiği teklifte, kadına yönelik ayrımcılıkları önlemenin birinci kuralı Anayasa ve kanunlarda ayrımcı metinleri kaldırmak olduğu belirtildi. Teklif, evlendikten sonra eşlerin istedikleri soyadını kullanabilmeleri, doğan çocuğun hangi soyadı alabileceği ve 18 yaşına geldiğinde kendisinin kullanmak istediği soyadını seçebilmesi, erkekler kadınların nüfusuna kadınlar da erkeklerin nüfusuna geçebilmesi ya da isterlerse yaşadıkları başka bir şehirde ortak nüfus da açabileceklerini düzenliyor.

“AYRIMCILIK KALKMALI”

Kadının ya babasının evinde ya da eşinin evinde kendini bulmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunun belirtildiği teklifte, kadına yönelik ayrımcılıkları önlemenin birinci kuralı Anayasa ve kanunlarda ayrımcı metinleri kaldırmak olduğu belirtildi. Teklifte şu ifadelere yer verildi: “Soyadı meselesinden sonra kadınları zor duruma sokan başka bir konu da evlendikleri zaman kütüklerinin erkeğin nüfusuna kaydırılmasıdır. Belki de kadının hiç görmediği ya da görmeyeceği bir nüfusa taşınıyor olması yine evlendiği zamana kadar getirdiği yaşamını silmek ve iradesi dışında yeni bir yaşama başlaması anlamına gelmektedir. Kadınlar bu sorunları yaşarken erkekler bu ve buna benzer hiçbir değişikliğe maruz kalmamaktadır. Bu sadece bir kadının nüfus değiştirmesi değil kadının ya babasının ocağında ya da eşinin ocağında anlam bulması gibi içinde bulunduğumuz çağın şartlarına hiç de uymayan bir sorun haline gelmektedir. Burada kadınlar gibi isterlerse erkekler de kadınların nüfusuna geçebilmeli ya da yaşamlarını sürdükleri herhangi bir şehirde yeni bir nüfus açarak eşleriyle yaşamlarına devam edebilmelilerdir. Bugün T.C. numarası ile kişinin hangi tarihte hangi hastalığı geçirildiğine kadar bilgilere ulaşılabiliyorken zorunlu olarak sabit nüfus düzenlemesi yine çağın şartlarına uymamaktadır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir