DEVA Partisi: Siyasi rekabet vatandaşa hizmeti engellememeli

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), hükümet tarafından muhalif belediyelere yönelik çıkartılan engellerin vatandaşın hizmet almasını zorlaştırdığını belirterek, “Hükümet tarafından tüm yerel yönetim birimleri politik ayrım yapılmaksızın kaynak aktarımı yapılmalı; bütçelerde oluşan giderlerin finansmanı sağlanmalıdır”denildi.

DEVA’dan yapılan açıklamada, Covid-19 pandemi sürecinde yerleşim yerlerinin esas alınarak hizmet sunumunun yerine getirilmesinin önemi daha anlaşılır hale geldiğine dikkat çekildi. 2019 yılında gerçekleştirilen Mahalli İdareler seçimi sonucunda birçok büyükşehir belediyesinde başkanlık ile belediye meclisleri farklı partilerden oluştuğuna işaret edilen açıklamada, “Bu farklılık, iş birliği ve dayanışma getirmek yerine çatışma ile neticelenmiştir. Belediye meclisinde çoğunluğu elinde bulunduranların aldıkları kararlar ile belediye başkanlarının hizmetlerini engelledikleri şeklinde kuvvetli bir görüntü ortaya çıkmıştır.”denildi.

MUHALİF BELEDİYELERİN HİZMETLERİ KİLİTLENDİ

Yerel seçimler sonrasında süreçte belediye başkanlarının kendi kadrolarını kurmalarının engellendiğini, belediye şirketlerinde önceki dönemden kalma yönetim kurulu üyelerinin istifa etmekte direnç gösterdiği hatırlatılan açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Seçimlerden sonra belediye başkanlarının kendi kadrolarını kurmaları engellenmiş, belediyeye ait şirketlerin yönetim kurullarından önceki dönemin yöneticileri istifa etme konusunda direnç göstermiş, daha önce belediye başkanlarınca yapılan yönetim kurulu üyeleri atama yetkisi de zorlama ile belediye meclisine devredilmiş, belediyelerin borçlanma bütçelerinde kısıtlamaya gidilmiş, kamu bankaları belediyelere finansman sağlamakta zorluklar çıkarmış, Covid-19 pandemi sürecinde belediyelerin bağış kampanyaları engellenmiş ve son olarak belediyelerin yatırım ödenekleri Cumhurbaşkanlığı kararına bağlanmıştır. Belediyeler pandemi sürecinde giderlerinin artması ve gelirlerin azalmasına bağlı olarak bütçelerini denkleştirmede zor bir sürece girmişlerdir. Bu dönemde belediye meclisinde çoğunluğu elinde bulundurmanın verdiği güçle borçlanma yetkisinin düşürülmesi, belediyeleri zor duruma düşürmeyi ve etkisiz hale getirmeyi amaçlamaktadır. Yerel yönetimleri etkisizleştirmede son adım ise belediyelerin yatırım ödeneklerinin Cumhurbaşkanınca karara bağlanması olmuştur. Hükûmetin atmış olduğu bu adımlar bir yandan katı bir merkezileşme doğurmakta iken, diğer yandan, muhalif belediyelerin çalışmasını engelleme çabası olarak değerlendirilmektedir. Belediyelerin daha fazla gelir kaynaklarına ihtiyaç duyduğu salgın döneminde böyle bir düzenlemenin yapılmasının doğal sonucu belediyeleri hizmetlerinin kilitlenmesi olacaktır.”

İLGİLİ HABER  Halk Bakkal Projesi hayata geçiriliyor

HER BELEDİYEYE KAYNAK AKTIRIMI SAĞLANMALI

Türkiye’de hükümetin her olan biteni kontrol etmek istediğini ve sorumlulukları paylaşmadığı kaydedilen açıklamada, “Hükümet tarafından tüm yerel yönetim birimleri politik ayrım yapılmaksızın kaynak aktarımı yapılmalı; bütçelerde oluşan giderlerin finansmanı sağlanmalıdır. Sonuç olarak, vatandaşa en yakın hizmet sunan birimler olan belediyeler, siyasi çatışmaların yaşandığı birimlerden ziyade Covid-19 pandemi sürecinin ortaya çıkardığı etkileri de göz önünde bulundurarak vatandaşların sorunlarının çözümü için etkili bir yönetim birimi olarak değerlendirilmelidir. Çatışmanın yerini, uzlaşı ve iş birliğinin aldığı bir sistemle vatandaşların sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmeye odaklanmalıdır. Belediyeler, Türkiye’nin siyasi ikliminden kaynaklanan kısır çatışmaların merkezi olmaktan öte vatandaşların sorunlarına iş birliği, dayanışma, katılım, şeffaflık ve verimlilik prensipleriyle çözüm üreten yönetim birimleri olmalıdır.”denildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir