DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu: Baroların Savunma Yürüyüşünde Yanlarındayız!

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi  Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, Türkiye’nin hukuk devleti ve insan haklarına müdahaleler bakımından ciddi kriz içinde olduğunu, bunun hep birlikte yapılan mücadele ve dayanışma ile çözüleceğini belirterek, “Avukatların ve Baroların baskı altında olmadan; mesleklerini özgürce icra etmesi, bağımsız ve tarafsız yargı ve savunma hakkı için yapılan Savunma Yürüyüşü’nde Baroların ve avukatların yanlarında olduğumuzu ve avukatlara yönelik polis şiddetini kınadığımızı belirtmek isteriz.”dedi.

 Yeneroğlu, baro başkanlarının Avukatlık Kanunu’nda yapılacak değişiklikle çoklu baro sistemine geçilmesine karşı olduklarını duyurmak için Ankara’ya “Savunma Yürüyüşü” başlattıklarını belirterek, “Her ne kadar içeriği henüz belirli olmasa da gündemdeki konular dikkate alındığında, kanun hazırlığının toplumsal bir ihtiyacı karşılamaktan uzak, aksine baroların varlığından rahatsız olan bir anlayışla hazırlandığı açıktır.”dedi.

Yeneroğlu, kurulmak istenen çoklu baro sisteminin, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde eşi benzeri olmayan, birçok olumsuzluğu bünyesinde barındıran bir sistem olduğuna işaret ederek, açıklamasına şöyle devam etti:

Öncelikle illerde çoklu baro kurulması, baroların taraf tutmasının ve siyasallaşmasının önünü açacaktır. Ne yazık ki böyle bir durum, baroların insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü savunmalarını engelleyecektir.

İkinci olarak, avukatlığın kamu hizmetinin bütünsellik ilkesi gereği layıkıyla uygulanması engellenecektir. Bu durum ise; avukatların görevlerini yapamaz hale gelmesi, savunma haklarının engellenmesi, yargının bağımsızlığının zayıflatılması ve avukatlık mesleğinin kamu görevi niteliğinden uzaklaşması gibi sonuçlar doğuracaktır.”

BAROSUNA GÖRE AVUKAT TUTULACAK

Getirilmesi düşünülen çoklu baro sisteminin, hâkim ve savcıların avukatların barolarına göre karar verebilmesinin, vatandaşların ise barosuna göre avukatı tercih etmesinin önünü açacağına işaret eden Yeneroğlu, “Böylesi bir sonuç açıkça anayasada düzenlenen eşitlik ilkesine, hak arama özgürlüğüne ve yargı bağımsızlığına aykırı olacaktır.”dedi.

TOPLANTI VE GÖSTERİ ANAYASAL BİR HAK

Yeneroğlu, açıklamasına şöyle devam etti:

“Baroları ve tüm avukatları ilgilendiren bu tür düzenlemelerin toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla ile yapılan görüşmeler sonucu şeffaf ve tarafsız bir şekilde varılan mutabakatla yapılması gerekir.

Ayrıca salgın hastalık nedeniyle aylarca büroları açık olmayan, devlet tarafından destek alamayan ve maddi anlamda ciddi sıkıntılar yaşayan avukatları böylesi bir dayatma kanun teklif hazırlığı ile uğraştırmak da vicdanen rahatsız edicidir.

Diğer taraftan, ne yazık ki, Baro Başkanları Ankara’ya girişlerinde engellenerek orantısız polis müdahalesine maruz kalmışlardır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının anayasal bir hak olduğu unutulmamalıdır. Yargının asli unsuru olan avukatların sadece anayasal bir haklarını kullanmak istedikleri için polis müdahalesi ve şiddetine maruz kaldığı bir ortamdan ciddi endişe duyuyoruz.

Türkiye’nin hukuk devleti ve insan haklarına müdahaleler bakımından geçirmekte olduğu ciddi kriz; ancak hep birlikte yapılan mücadele ve dayanışma ile çözülecektir. Bu inançla, avukatların ve Baroların baskı altında olmadan; mesleklerini özgürce icra etmesi, bağımsız ve tarafsız yargı ve savunma hakkı için yapılan Savunma Yürüyüşü’nde Baroların ve avukatların yanlarında olduğumuzu ve avukatlara yönelik polis şiddetini kınadığımızı belirtmek isteriz. “

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir