CHP’li Veli Ağbaba: Ülkeyi vekiller değil, troller yönetiyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Adalet Komisyonu’nda görüşülerek Ak Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen çoklu baro düzenlemesi görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada iktidarı sert biçimde eleştirdi. Baro Başkanlarının TBMM Çankaya kapısında bekletilmelerinin ve Meclis içerisine alınmamalarının tarihi bir utanç olduğunu kaydeden Ağbaba, “Bu değişiklik gündeme geldiği günden beri yaşadıklarımız hem demokrasimiz hem de Meclisimiz açısından rezilliktir ve utanç vericidir. Buradan bütün siyasi parti vekillerine sormak isterim: Seçim dönemlerinde hangi vekil Anadolu’nun bir barosunun kapısında kaldı ya da hakarete uğradı? Seçim zamanlarında kapısında kuyruk oluşturduğumuz, devlet protokolünde ilk sırada olan barolar, baro başkanları, avukatlara yapılanlar, bizlere yaşatılanlar bir utancın, ayıbın dışında ülkemizi de dünyada rezil eden bir durumdadır. Milliliği ve yerliliği dilinden düşürmeyenler maalesef ülkemizin dünyadaki itibarını yerle bir etmişlerdir. Bakın, baro başkanları hem yağmurda kaldılar geçtiğimiz hafta hem de dört günden beri Meclisin kapısında bekliyorlar. Burada avukat olan hukukçular neden baro başkanlarını içeri davet etmiyor? Onun da açıklaması şudur: AKP ve bu teklifi getiren avukatlar baro başkanlarının yüzüne bakacak yüz bulamıyorlar” şeklinde konuştu.

“FATİH TEZCAN POLİS MEMURU, HİLAL KAPLAN EMNİYET MÜDÜRÜ, ERSOY DEDE SAVCI, CEM KÜÇÜK SULH CEZA HÂKİMİ!”
Yargıya güvenin yüzde 30’lara düştüğünü ve yargının parsel parsel pay edildiğini söyleyen Ağbaba şöyle konuştu: “Bugün yaşananlar aslında hukuk devletinin yok edildiği, Anayasa’ya karşı bir darbe sürecidir. Türkiye’nin 200 yıllık demokrasi deneyimine ve kazanımlarına yapılmış bir kıyımdır ve suikasttır. Bütün kamuoyu yoklamalarında yargıya güven yüzde 30’ların altındadır. Cumhur ittifakına oy verenler dahi yargıya güvenmemekte iken yapılması gereken şey yargıya güveni arttırmak, yargı bağımsızlığını tekrar inşa etmek gerekirken baroların seçim sistemiyle uğraşılmakta. Allah bu teklifi getirenlere ve bu teklifi destekleyenlere akıl fikir versin demekten başka bir şey gelmiyor. Yargı âdeta parsel parsel edilmiş, Hakyolcular, Menzilciler, İsmailağacılar, pelikancılar, İstanbul grubu gibi yapılar yargıda egemen. Bakın Türkiye’nin durumuna değerli milletvekilleri, Fatih Tezcan polis memuru, Hilal Kaplan emniyet müdürü, Ersoy Dede savcı, Cem Küçük sulh ceza hâkimi gibi görev yapmaktadır.”

“ÜLKEYİ VEKİLLER DEĞİL TROLLER YÖNETİYOR”
Türkiye’nin trollerin yönettiği bir ülke durumuna geldiğini söyleyen Ağbaba, “Her bakanın, her yöneticinin bir trol ekibi var, Soylu’nun ayrı trol ekibi var, Fahrettin Altun’un ayrı trol ekibi var, memleket troller ve pelikancılar tarafından yönetiliyor. İktidarın hangi yasayı çıkaracağına, kimin tutuklanacağına, hangi kurumun itibarsızlaştırılacağına troller karar veriyor. Hangi vekilin hangi ‘tweet’i atacağına da bu troller karar veriyor. Eskiden grup başkan vekilleri bir laf eder, troller onu tekrarlardı, ona uyarlardı, şimdi troller söylüyor, vekiller, siyasetçiler tekrar ediyor. Bütün meşru zeminler kaybedildi, bütün kurumlar işlevsizleştirildi, kişilerin bir önemi kalmadı. Milletvekilinin bedensel varlığı ve parmağı dışında hiçbir şeye gerek duyulmuyor. Sizin zihninizin, kalbinizin, vicdanınızın hiçbir önemi yok. O parmaklar yoklamaya şifre girme için, yukarıdan gelen talimatlara “Evet” demek, muhalefetten gelen taleplere “Hayır” demek için ve trollerin istediği “tweet”leri atmak için kullanılıyor. Siyaset ve siyasetçiler maalesef bir yalıdan yönetiliyor. O pelikan kuşu ne isterse o konuşuluyor, troller, Fatih Tezcan gibiler ne derse o gündem oluyor. Rahmetli Kamer Genç uyarmıştı ve siz o zaman saldırmıştınız ‘Kimin abisi var?’ diyordu ve siz ona saldırıyordunuz. Bakın genel müdürün abisi bir çaycı olabilir, generalin abisi bir astsubay olabilir ya da bir hâkimin abisi mübaşir olabilir” dedi.

“ŞU ANDA BİR PARALEL DEVLET YAPISI VAR; BAŞINDA DA PELİKANCILAR VAR!”
Konuşmasının devamında Ağbaba, pelikancıların devlet içerisinde paralel bir yapılanma yarattığını belirtti: “Şu anda da bir paralel devlet yapısı var; basının, gazeteciler in, yazarların, çizerlerin başında pelikancılar var. Onlar ne isterse Türkiye onu konuşuyor, hatta daha ileri gidelim onlar başbakan bile değiştirebiliyor, bakan bile atayabiliyorlar, bürokrat atayabiliyorlar ve ayar verebiliyorlar. Sosyal medyadaki trollerinin başında Fatih Tezcan var, yargının tepesinde İstanbul grubu var, cemaatler var, 3 yapı ayrı ayrı Fahrettin Altun’a bağlı. Bu ülkede neye iftira atılıyorsa neye küfür ediliyorsa neye şantaj yapılıyorsa ve basına ne ceza veriliyorsa bu paralel devlet yapısının emir ve komutasında yapılıyor. Tekrar söyleyelim: Türkiye’de şu anda bir paralel yapı var. Türkiye medyası, RTÜK’ü, bürokrasisi, yürütmesi, yargısı bu paralel yapı tarafından yönetiliyor. Bu paralel yapı tarafından yönetilen medyada Atatürk’ün şahsına, Atatürk’ün annesinin kişisel namusunu küfür edenlerle ilgili RTÜK işlem yapmıyor, tık yok ama siyasi eleştiri yapan Tele1 TV, Halk TV son yirmi beş yılın en büyük cezasıyla cezalandırılabiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir