Beypazarı Maden Suyu, Türkiye maden suyu tüketiminin yüzde 25’ini tek başına karşılıyor

  • Beypazarı Maden suyu, Türkiye  pazarının 4’te 1’ini elinde bulunduruyor  
  • Ankara’dan çıktı, 27 ülkeye ihracat yapıyor 
  • Yeni üretim hattıyla kapasitesi yüzde 30 arttırdı 

Koronavirüs salgınında bağışıklık sitemini güçlü tutmanın önemi bir kez daha anlaşıldı. Bağışıklık güçlendirici takviye gıdaların yanı sıra maden suyuna da rağbet arttı. Yeni nesil meyve aromalı meyve sularını tercih ederken, sade maden suları ise bu tada alışanların baş içecekleri arasında. 4 milyar şişelik Türkiye pazarının 1 milyarlık kısmını elinde bulunduran Beypazarı Maden Suyu, perakende noktalarındaki satışlarını artırdı. Ankara’nın en büyük ticari girişimlerinden biri olan Beypazarı Maden Suyu’nun ihracat yaptığı ülke sayısı ise 27’ye yükselmiş durumda.

Ankara Yön’den Ünal Aktaş‘a konuşan Beypazarı Maden Suyu Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Ercan, maden suyunun içeriğindeki minerallerin bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi sebebiyle korona virüs salgını süresince talep artışı gördüklerini belirtiyor. Pandemi ile mücadelede vücut direncini arttırmaya destek olmak amaçlı maden suyunu tercih eden tüketicilerden önemli bir potansiyel yakaladıklarını ifade eden Ercan, “Sonuçta sağlık gündemiyle birlikte sağlığımızı koruma bilincimizin arttığı bir dönemdeyiz. Bu konjonktür perakende noktalarındaki satışlarımızı artırdı. Ancak kapalı olduğu süre boyunca restoran, cafe, otel ve catering grubundaki satışlarımızı gerçekleştiremedik” şeklinde konuşuyor.

TALEBİN YÜZDE 25’İNİ TEK BAŞINA KARŞILIYOR 

1957 yılında kurulan Beypazarı Maden Suyu bugün 60 bin metrekare kapalı alana kurulu. Sektörünün en büyüğü olma özelliği taşıyan tesisinde, saatte 300 bin şişe üretim kapasitesine sahip. Beypazarı Maden Suyu 30 şirketlik pazar içerisinde tek başına tüketimin dörtte birini karşılıyor.

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Ercan, kaliteden ve sağlıktan asla ödün vermeden her zaman doğal ve sağlıklı maden suyu içirmeyi hedeflediklerini dile getiriyor. Ürün portföyünü müşterilerden gelen talepler doğrultusunda çeşitlendirdiklerini anlatan Ercan, şu bilgileri veriyor: “Hem sektörümüzü hem de sektördeki pazar payımızı büyütmeye devam ediyoruz. En büyük hedefimiz ise daha çok ülkede, daha fazla pazar payına sahip olarak Türk maden suyuna herkesin ulaşmasını sağlamaktır.” Türkiye’nin hemen hemen her bölgesine ulaşmaya çalıştıklarını vurgulayan Ercan, tüketicinin beğenisi ile yurtiçi pazarından en büyük payı alan firma olmayı başardıklarını belirtiyor.

27 ÜLKEYE MADEN SUYU SATIYOR

Yurt dışı pazarına yönelik çalışmalar yaptıklarını ifade eden Ercan, ihracatları ile ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “Şu anda 27 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Başta Kıbrıs olmak üzere, Almaya, Fransa, Irak, Dubai, Arabistan gibi ülkelere ürünlerimizi göndermekteyiz. Yeni yatırımlarla hem üretimimizi hem ihracatımızı büyütmeyi hedefliyoruz. Maden suyu tüketimi yurt dışında daha fazla, insanlar su yerine mineralli su dedikleri maden suyunu tüketiyorlar. Tabi yurt dışında yeteri kadar maden suyu kaynağı olmadığından ithal ediyorlar. Türkiye de maden suyu kaynakları yönünden zengin bir ülke olarak en çok ihracat gerçekleştiren ülkelerin başında geliyor. Çünkü Avrupa ülkelerinde maden suyu tüketimi çok yaygındır ve bu konuda yerleşmiş önemli bir alışkanlık vardır. Türkiye’de de maden suyunu sofra içeceği haline getirmek istiyoruz.”

YENİ ÜRETİM HATTIYLA KAPASİTESİNİ YÜZDE 30 ARTTIRDI

Mayıs ayında devreye aldıkları yeni üretim hattıyla üretim kapasitesini yüzde 30 oranında arttırdıklarını vurgulayan Niyazi Ercan, 2020 yaz aylarında satış noktalarında meyve aromalı şişeleri de yenileyerek boy gösterdiklerini kaydetti.  açıklayan Ercan, “Beypazarı ile bütünleşen ve markamızın sembolü haline gelen klasik şişemizle raflarda olmaya devam edeceğiz. Ambalaj ve etiketlerde yaptığımız bir dizi yenilikle de bu yaz tüketicimizle yepyeni buluşma için hazırız” diyor.

“ALMANYA’DA BİR KİŞİ YILDA 85 LİTRE MADEN SUYU TÜKETİRKEN BU ORAN TÜRKİYE’DE 12 LİTRE”

Gelecekte bu sektörün daha da hareketleneceğini öngördüklerini aktaran Ercan, nedenini ise “Çünkü maden suyunun önemi, sağlığa ve sağlıklı yaşama katkıları anlaşılıyor ve benimseniyor” şeklinde açıklıyor. Ercan, Türkiye’nin maden suyu tüketimi olarak Avrupa’nın çok gerisinde kaldığını hatırlatıyor. Almanya’da bir kişi yılda 85 litre, İspanya’da 77 litre, Belçika’da 90 litre maden suyu tüketirken bu oranın Türkiye’de 12 litre civarında kaldığını aktaran Ercan, maden suyu tüketimine ilişkin şu bilgileri veriyor: “Bu rakam yıllar içersin de artış göstermektedir. Türkiye’de 2010 yılında 1 kişi, bir yılda 6,4 litre maden suyu tüketiyorken; bu rakam 2019 yılında 12 litreye çıkmıştır. Yani son 10 yılda Türkiye’de kişi başı tüketim dünya ve Avrupa ortalamasının çok gerisinde olmasına rağmen kendi içinde iki katı yükselmiştir. Toplumsal bilincin artmasıyla bu rakamlar çok daha yüksek seviyeye çıkacaktır.”

“MEYVE AROMALILAR GENÇLER ARASINDA TREND”

Meyve aromalı maden suyu özellikle çocuklar ve gençler arasında yükselen bir trend. Yaptıkları araştırmaların sektörde bu kategorinin çocuk ve genç tüketici segmentinde yüksek bir büyüme potansiyeli olduğunu gösterdiğini belirten Niyazi Ercan, “Sağlıklı ve lezzetli içecek tercih edenler tüketicilerimizin talep ve beğenilerini dikkate alarak geliştirdiğimiz yeni ürünlerimiz deneyenlerden tam not aldı. Alternatiflerimiz arasından favorilerini, tüketicilerimize sorduk. Onlardan gelen yorum ve değerlendirmelerle yeni çeşitlerimize karar verdik. Kalitemizden ödün vermeden, tüketicilerimizin beklentilerini göz önünde bulundurarak hep daha iyi ve daha farklı olanın peşindeyiz” şeklinde konuşuyor.

 

BİR GÖRÜŞ 

MADEN SUYU SEKTÖRÜ ATAK YAPTI

Madensuyu Üreticileri Derneği (Masuder) Genel Sekreteri Ercan Yiğit, maden suyu sektörünün özellikle son 10 yıl içinde yaptığı makine yatırımları ile tesislerinde hem hijyenik şartları oluşturduklarını hem de üretim verimliğini ve çeşitliliği artırdıklarını belirtiyor.

Maden suyu ile hazırlana meyveli içeceklerin özellikle gençler tarafından çok sevildiğini anlatan Yiğit, “Dünyanın en çok bilinen maden suyu fabrikasını gezen biri olarak çok rahat diyebilirim ki sektörümüz üretim teknolojileri ve sağlıklı üretim anlamında dünya ortalamalarının üzerindedir. Bunu bütün gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bunun en büyük ispatı ise dünyanın en zor pazarlarına bile yapılan maden suyu ihracatıdır” diyor.

Sektörün en büyük sorununun maden suyunun yeterince tanınmaması olduğunu vurgulayan Yiğit, şunları ifade ediyor: “Ülkemizde maden suyu sadece hazımsızlıkla bağlantılı olarak tüketilmektedir. Diğer faydalarının bilinmemesi dolayısıyla tüketimin çok zayıf kalmasına sebebiyet vermektedir. Halbuki maden suyu içeriğindeki zengin mineraller vasıtasıyla sağlıklı ve faydalı bir içecektir. Ülkemizdeki maden sularının toplam mineral içeriği Avrupa’da maden suyu olarak bilinen suların mineral içeriğinin neredeyse iki katıdır. Bu noktaya dikkat çekmek isterim. Ülkemizdeki maden sularının mineral içeriği olarak ne kadar zengin ve besleyici olduğu ortaya çıkmaktadır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir